Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

TAHTEREVALLİ

Hz.Fatıma(r.a), Hz. Peygamber(sav)'den bir yardımcı talebinde bulundu:

"Hasan ve Hüseyin çok hareketli, ben ise çok zayıfım."

Habibullah(sav) kızına cevaben:

"Kızım,istersen birden fazla yardımcı vereyim. Lakin, iki dünyada birden

rahatlık yoktur.Bu dünyada katlanacaksın ki, ahirette huzura eresin" buyurdu.

Ey koca dünya! Nicedir üzerinde, bir seyrü seferdeyiz... Yarı açık, yarı kapalı gözlerle, kimi zaman sağlam, kimi zaman avare adımlıyor ve yudumluyoruz seni.

Her yeni günle, " Al gardını ey hayat!" diyor, yeni kılıçlar kuşanıp, yeni mücadelelere dalıyoruz. Ellerimize bağlı dünya meşgaleleri... Olanlar ve düşler arası gel-git maceramız... Rızık peşi sıra koşuşturmalar... Bir yığın telaş.İnsanlığın müşterek değerleri, bizim bireysel değerlerimiz, onların kaş ve gözleriyle ifade ettikleri, bizim yanlış anladıklarımız... İçi boş dert sandıklarımız!.. Beynimizde zonklayan baş ağrıları ve sürekli tıklayan zaman.

Gün batımında bize verilen ve sınırı meçhul dünya sayfalarından birini daha kopartıp atıyoruz.Dünden daha karlı bir gün geçirmişsek, ellerimizi hayra uzatmış, gözlerimizi hayra şahit tutmuş, Mevlayı onca telaşta anmakta kusur etmemişsek, günün karını keyifle yazdırıyoruz başucumuzdaki meleklere... Ve uykulu gözlerimiz, tıklayan saatin birbirini kovalayan akrep ve yelkovanına takılıp, kapanıyor ve kısmetse yine bir sabaha yeniden uyanıyoruz.Bu filmi defalarca başa sarıyoruz. Bize tekrar, yahut ekstra bir şans tanınıyor bugün.

Dünyada verimli bir ekim yapıp, ahirette ürünlerini almak için yeni bir gün ... " Eddünya mazraatül ahire" diyen Peygamberimiz(sav)'e göre dünya ahiretin tarlası . Ve öyle bir tarla ki, sıkışıp kaldığımız bir arazi parçası üzerinde - bir santimini ihmal etmeksizin- tüm gücümüzle güzellikler ekmemizi ve bunu irşad etmemizi gerekli kılıyor. Hz. Mevlana(k.s) bir gazelinde : "Ben iş görmek ve halkı irşad etmek vazifesiyle mükellef dünya hapishanesinde bulunuyorum.Yoksa zindan nerede, ben neredeyim. Kimin malını çalmışım ki mahbusum?" diyor. Hapishane olarak gördüğü dünyayı ve ten kafesini, ancak ahirete ve huzura intikal etmeden evvel, iş görecek,hayra dokunarak, onunla insanların gönüllerine değecek zaruri bir makam ve durum olarak görüyor.

Farz edin ki, doğumuyla beraber bir çocuğu içerisi oyuncak dolu, duvarları rengarenk ve küçücük bir camı olan bir odada -tüm ihtiyaçlarını gidererek- uzunca bir müddet barındırdınız. Zamanla küçük çocuk, tüm oyuncakları bir kenara iterek, içeri sızan ışığa ve tanımadığı maviye kavuşmayı umud edecek, içerisinde bulunduğu durumun nihayetsizliğiyle bunalacaktır. Ondan ne farkımız var?

Tahterevallinin bir ucunda zindan! Yani zevk ve sefası,süsü,menfaatleri ve görünen konforuyla, şişirilmiş bir balon edasında duran vefasız ve bekasız dünya! O uçta her şey tanıdık bildik... Azıcık yaklaşınca dahi, altında kaynayan ateşin harareti, mutlaka Mü'min kulun yüzünü kızartıyor. Gönlünde huzursuzluğa sebebiyet veriyor. Hemen ve kolay geri adımı bundan. Oysa o uca hızla yaklaşanlar,etrafı süslenmiş, boyanmış hayata kanaat edip, kollarını sonuna kadar açarak, dünyayı kucaklarmışçasına kayıp gidiyorlar faniye. Fakat dünyayı kazansak, kar bizim olsa bile, sermaye kimindir?

Ve ahiret!... Gıyaben tanıdığımız, mütebessim çehresiyle, bir cennet kokusu sunuyor altından ırmaklar akan. Bilmediğimiz,tanımadığımız ve dünyada şahit olmadığımız, o yüzden burada da tarif edilemeyen tatta baki bir hayat!

Birine meyil verildiğinde diğer zıt uç mutlaka havada kalıyor."Dünya ve ahiret iki ortak zevce gibidir. Birini ne kadar hoşnud edersen, diğerini o kadar kızdırırsın!" hadis-i şerif

Ve Hak Teala soruyor : " Dünya hayatı bir oyundan, bir oyalanmadan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, muhakkak Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır.Hala akıllanmayacak mısınız?" (6/32) Umud ediyorum ki, faniliğini gördükçe dünyanın ve yüzümüzde hararetini hissettikçe, ateşten ne kadar korktuğumuzu fark ettikçe ahiret hayrını idrak edeceğiz.

...

Ey koca dünya! Seninle nice zamandır bu yolculuktayız. Hakkını yemek olmaz. Sen < Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıp, yarın ölecekmiş gibi ahirete > , sen < şerefli bir haysiyete > , sen < günahsız geldiğimiz gibi, günahsız gitmeye > ve sen < güzel, ekini bol bir tarla bırakmaya > vesilesin. O yüzden bu yolculukta, Rabbin hüküm ve adaletinden korkan kimseye iki cennet vardır. (Rahman/46) Biri ahiret cenneti, diğeri cennetleştirdiğimiz dünyamızdır; ailemiz,dostlarımız,edebimiz ve ahlakımızdır. Yani tahterevallinin ahiret ucuna çektiğimiz dünyamızdır.

"Ve son olarak,A. Turan Alkan'ın güzel kalemini değdirmeli satırlara:

Bu kaçınılmaz ve dönülmez seyahatta ancak yol arkadaşlarımız ve yol düşüncelerimizi belirlemek hakkına sahibiz. Hep yalnız ölürüz; ben kendi nefsime bu yolculuktaki yol arkadaşlarımın 'öbür tarafı' ciddiye alan insanlardan olmasını tercih ederim." Ben de...

Hepimize iyi yolculuklar!

 

serifeoz@yahoo.com